Blog
2020 Sonbahar Kış Trendlerinde Sizi Ne Bekliyor?
Henüz kışın soğuk ve dondurucu etkisini tam hissetmedik ancak vitrinlerdeki değişimin farkındayız. Birbirinden sıcak renklerden oluşan ve insanın içini ısıtan kış ve sonbahar modasının en nadide parçaları, modayı takip edenlerin radarına takılmış durumda. Peki 2020 sonbahar kış modasında neler oluyor ve bizi bekleyenler neler?
Günümüzde kıyafetin yeri nedir?
Orta Çağ’da Kıyafet Statü Belirler miydi?
Eskiden olduğu gibi günümüzde de dış görünümün ne kadar önemli olduğuna yönelik tarihi vesikalar söz konusu. Özellikle Orta Çağ Avrupa’sında köylü ile aristokratları ayıran ve sınıfsal bir ilişkinin varlığından kaynaklanan kıyafet farklılıkları söz konusu idi. Köylüler ile zenginler arasındaki farkın en bariz özelliklerini kıyafetler üzerinden anlayabilmek ve kimin hangi sınıfa ait olduğunu tahmin edebilmek güç değildi. Zenginlerin kıyafetleri daha gösterişli, alacalı ve temiz olurken, köylü kısmı için aynı şeylerden bahsedilmesi mümkün değildi.
Günümüzde kıyafetin yeri nedir?
Bazı vazifeleri ifa edenler tarafından giyilen kıyafet modellerinden mesleklerine ve statülerine yönelik fikir sağlamak mümkündür. Kıyafet, her dönem insanlar hakkında ilk fikrin elde edildiği bir kıstas ölçüsü olarak günümüze denk gelmiştir. Ancak günümüzde çekici görünmek, iyi ve karizmatik olmak dünden çok daha fazla önemli halde ve bakımsız, kendisiyle ilgilenmeyen ve kirli giyinen biri için farklı düşünce ve algıların ortaya çıkması kaçınılmaz bir durum. Dolayısıyla, temiz ve günün modasına uygun giyinen birisine yönelik bakışlar gayet olumlu iken, düzgün giyinmeyen birisine dair bakışlar çok daha farklı olabilir.
Kıyafetle ağırlanmak…
Özellikle iş görüşmelerine gidecek kişilerin doğru kıyafet tercihi yapmalarının önemi asla inkar edilemez. Burada önemli olan şık ve mükemmel bir giyim tarzı ile moda ikonu haline gelmek değil, işin resmiyetine uygun bir ciddiyeti taşıyan kıyafet tercihi ile mülakata çıkmak. Bu konuda dikkat edilmediği zaman mülakat personelinin olumsuz birtakım algılara sahip olması mümkünken, işin kaybedilmesi de söz konusu olabilir. “İnsanlar; kıyafetleri ile ağırlanır, sözleri ile uğurlanır” sözü nasıl bir tavır takınılması gerektiğini özetleyen çok önemli bir ifadedir.
Sonuç olarak Orta Çağ’dan günümüze denk insanların giyim ve kıyafet tarzı haklarında bir fikir sahibi olmak açısından ilk nazarı dikkate alınan taraf olagelmiştir. Halen de devam eden geleneğin olumlu ve olumsuz tarafları olsa da, giyim kuşamın temizliğine ve şıklığına dikkat edilmesi halinde avantaj sağlayıcı tarafının olmadığı asla inkar edilmeyecek bir durumdur.
Organik Tekstil Sektörü Hem Çevreyi Hem de Cildimizi Olası Zararlardan Kurtarabilir
Organik Tekstil Sektörü Hem Çevreyi Hem de Cildimizi Olası Zararlardan Kurtarabilir
Dünyamız ve tüm çevresel kaynaklar gün geçtikçe daha da zayıflıyor ve ölüyor. Bu noktada özellikle endüstriyel üretimlerde her aşaması kontrollü ve sertifikalı olarak gerçekleşen organik tekstil; üretiminde hiçbir kimyasal girdiyi bulundurmadığından yeni üretim biçimiyle insanlığa yeni çözümleri de beraberinde getiriyor. Bu sektördeki girişimcilerin en büyük motivasyonlarından birisini ise çevreye, doğaya ve cilde zarar vermeden tekstil ürünleri üretme noktası oluşturuyor.
Dünyada ve Türkiye’de zamanla popülerliği yükselen bir sektör olan organik tekstil; yeni üretim biçimlerinin vizyonunu da ortaya koyuyor. Sektördeki Türk girişimciler; İngiltere, İskandinavya ve Japonya’nın başını çektiği yurt dışı pazarlarına yönelik şimdiden atılımda bulunuyor. Organik tekstil konseptini oluşturan ev tekstil ürünleri ve organik oyuncak sektörü gibi geniş bir aralıkta ürün yelpazesi sunabilen Türk girişimciler; yüzde 100 organik ürünleriyle alanında öncü bir konumda bulunuyor. Türk girişimcilerin bu noktadaki en önemli atılımlarından birisini ise ev tekstilinin yanında organik oyuncak pazarı oluşturuyor. Çocuklar için kimyasal girdilerden dolayı üretim süreci sağlıksız olan oyuncakların yerine yüzde 100 organik patili ayı, tavşan, kuzu, kedi, köpek, fil gibi peluş oyuncak hayvanların üretilmesi; çocuklu ailelerin organik tekstil konusunda bir farkındalığa sahip olmasını da sağlıyor. Özellikle organik tekstil ürünlerinin üretim aşamasındaki süreçte yer alan tekstil terbiye işlemlerinde belirli kimyasal girdilerin etkisinde kalmaması; ürünlerin kısırlığa, astıma ve kansere yol açabilecek tehlikelere sahip olmamasını da beraberinde getiriyor.
ORGANİK TEKSTİLDE ÖNÜMÜZ DAHA DA AÇIK
Organik tekstil üretiminin temel taşı olan organik pamuk; Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın APK Etüt ve Proje Dairesi’nin sunduğu verilere göre Türkiye’de 1998 yılında yaklaşık 2500 kg toplam üretimi ile başladı. Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Ensitüsü’nün derlediği verilere göre ise 2016 yılında bu üretim 19 bin ton düzeyine ulaştı. Türkiye’de Şanlıurfa, Aydın, İzmir, Manisa, Denizli gibi illerde yapılan organik pamuk üretiminde kimyasalların kullanılmama hâli biyolojik çeşitliliğin korunmasına da yardımcı oluyor.
KLASİK TEKSTİL ÜRÜNLERİNİN ZARARLARI
Ekolojik tekstil ürünlerinden bağımsız olarak; klasik tekstil ürünleri, üretim sürecinde kullanılan boyalar ve ağır metaller nedeniyle kanserojen yapabilme etkisiyle biliniyor. Oysa klasik tekstil ürünlerinin zararı sadece tekstil terbiye işlemlerinde saklı değil. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre konvansiyonel pamuk üzerine uygulanan kimyasal maddeler sonucunda gelişmekte olan ülkelerde her yıl binlerce kişi astım, kanser ve nörolojik hasar gibi ciddi sağlık problemleri yaşıyor.